Ana içeriğe atla

Siyasetin Şakası Olur Mu?



Yazan: Murat Arda Yavuz

Siyasetin temel varoluş sebebi insanların hayatlarını daha iyi hale getirmek istemesidir. Bireylerin yaşamlarında karşılaştığı sorunların ve zorlukların büyüklüğü sebebiyle de bunun ciddiyetle ele alınması gerekliliği su götürmez bir gerçektir. Ancak denebilir mi ki siyasette şakaya yer yok? Antik Yunan’dan beri siyasi hiciv olarak adlandırılan eleştiri biçimi özellikle tiyatrolar aracılığıyla varlığını sürdürmektedir. Tarihte pek çok filozof ve düşünür eserlerinde devlet adamlarını hicvetmiştir. Dante’nin İlahi Komedya adlı eseri veya Türk edebiyatında önemli bir yer tutan meşhur hicivci Nefî bilinen örneklerdendir. Ancak kitlesel olarak siyasi hicvin kullanılmaya başlanması kentleşme ve okuma yazma oranlarının artmasıyla iletişimin kolaylaştığı 19. yüzyıl Avrupa’sında başlar. Almanya, Fransa, İngiltere gibi pek çok ülkede posterler, afişler ve gazetelerdeki karikatürler aracılığıyla eleştirel bir metot olarak bu dönemde karşımıza çıkar. 20 ve 21. yüzyıllarda da önce televizyon, sonrasında da internetin ortaya çıkışıyla siyasal eleştiri; televizyon şovları, sitkomlar ve sonrasında da parodiler ve meme’ler ile hayatımızdaki yerini genişletmiştir. Özellikle Y ve Z kuşağının internet ortamında ürettiği ve tükettiği siyasal hiciv ürünlerinin çokluğu göze çarpmaktadır. Bu da son 20 yılda yaygınlaşan bir siyaset biçimini konumuz yapmaktadır, Şaka partisi

Şaka partileri 20. yüzyılın başlarında Avusturya-Macaristan ve hatta İran’da tek tük örneklerine rastlansa da özellikle 1950’den sonra Anglofon ülkelerinde yaygınlaşan bir fenomendir. 1963 yılında Kanada’da kurulan Gergedan Partisi en başarılı örneklerden biridir ve hala varlığını sürdürmektedir. Şaka partileri ilkesel olarak ciddi siyasal hedeflere sahip değildir. Amaçları siyaseti ve seçimleri modern deyişle “trollemek”tir. Özellikle seçtikleri isimler, adayların kullandıkları lakaplar ve hatta zaman zaman hayvanları herhangi bir kamu görevi için aday yapmaları sık rastlanan durumlardır. Örneğin Lord Buckethead isimli, Star Wars’taki Darth Wader karakterini canlandıran bir aday İngiltere’de 1987, 1992, 2017 ve 2019 seçimlerinde dönemin muhafazakâr başbakanlarına karşı bağımsız olarak yarışmıştır.1 Kullandıkları yöntemler arasında sokak sanatı ve anlamsız vaatler içeren posterler de bulunmaktadır. Şaka partileri özellikle siyasetten ümidini kesmiş veya zaten umursamayan seçmenlere odaklanır. Temel motivasyonları da aslında çoğu zaman sistemin çürümüşlüğünü göstermek ve kamuoyu yaratabilmektir. Başta söylediğim gibi genellikle Anglofon ülkelerde yaygın olsalar da burada önemli başarılar kazandıkları söylenemez. Aksine en başarılı birkaç örnek Avrupa’nın ortasında; Almanya, Avusturya ve Macaristan’da bulunmaktadır. Yazının devamında özellikle Macaristan örneği üzerinde durarak bu fenomeni anlamaya çalışacağız. 

Şaka partilerinin ilk ciddi başarısı Almanya’da ortaya çıkmıştır. 2004’te bir hiciv dergisi editörü tarafından kurulan Die PARTEI yani kelimenin tam anlamıyla Parti, ilk ciddi seçim sonucu elde eden şaka partisidir. Programında Berlin Duvarı’nı yeniden inşa etmek, Alp Dağları’ndaki Liechtenstein’a savaş açmak ve hatta Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kaçırmak gibi absürt vaat ve planları bulundurmakta.2 Marş olarak da Parti her zaman haklıdır isimli bir Doğu Almanya marşı kullanmakta. Ancak Avrupa’ya özgü olarak, sadece saçma değil gündelik yaşamı önemseyen vaatlere de sahip. Çalışma saatlerini azaltma, emeklilik sistemini değiştirme ve çevrenin korunması gibi ilerici olarak kabul edilebilecek bir programla geleneksel siyasetten bıkmış seçmenlere de hitap etmeye çalışmakta. Başarılı olmasının sebebi de muhtemelen buna bağlanabilir.  

Bir başka ilginç örnek de Avusturya’daki Die Bierpartei, Türkçesiyle Bira Partisi’dir. 2015 bir rock grubu solisti tarafından kurulmuştur ve temel vaadi bira vergisini kaldırmaktır. Ancak Bira Partisi Almanya örneğine göre hiciv yönü daha altta kalan bir konumdadır. Parti Viyana’nın merkezinde bir bira çeşmesi inşa etmek gibi vaatlere sahip olsa da özellikle gençleri ilgilendiren eğitim, sağlık, sosyal sorunlar ve çevre gibi ilerici alanlara vurgu yapmakta ve kendi deyimiyle merkezin biraz solundaki seçmenleri hedeflemektedir. Avusturya’da son 10 senede yükselişte olan radikal sağcı FPÖ ana hedeflerinden biri olmaktadır ve parti özellikle FPÖ ile karşıtlık üzerinden de seçmen çekmeye çalışmıştır. En büyük başarılarını 2022’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %8 oyla üçüncü olarak kazanmışlardır. Radikal sağ FPÖ’nün ilk defa birinci çıktığı bu seçimde Avusturya’nın göçmen politikasının ana gündemlerden biri olması ve Avrupa’daki hayat pahalılığı ve siyasi krizin revaçta olduğu bir dönemde yapılması seçmeni bu tür partilerden uzaklaştırarak daha ciddi ve programlı, geleneksel partilere itmiştir demek yanlış olmayacaktır. Bira Partisi 2025’te siyasi parti olarak kendini feshetmiş ve farklı yöntemlerle siyasete devam etme kararı almıştır.

Herhangi bir şaka partisinin en fazla etki yarattığı ülke Macaristan’dır. Magyar Kétfarkú Kutya Párt yani Macar İki Kuyruklu Köpek Partisi (MKKP) 2006’da kuruldu. Ağırlıklı olarak ülkenin güneyindeki Szeged şehrinde pek çok başka şaka partisiyle birlikte siyaset yürütüyordu. Sokak sanatı, grafiti ve üyelerin kendilerinin finanse ettiği, ağaç dikmek gibi sosyal projelere imza atmaktaydı. Seçimlerdeki meşhur adayları veya diğer bir deyişle maskotları Istvan Nagy isimli iki kuyruklu, kırmızı gözlü ve kravat takan bir köpekti. Temel söylemleri “Asla çalmaz, çünkü çok şirin” olarak kayda geçti. MKKP’nin gerçek anlamda manasız ve saçma vaatleri de vardı. Düzlük bir ülke olan Macaristan’ın ortasına bir dağ inşa etmek, uzaylılarla diplomatik ilişkiler kurmak ve bedava bira bunlardan bazılarıdır. MKKP’nin kamuoyunda ilk büyük görünürlüğü 2016 yılında yaşandı. Avrupa göçmen krizinin ortasında Macaristan’ın sağ popülist başbakanı Viktor Orbán, Avrupa Birliği’nin göç kotası yasasına karşı çıkmak amacıyla bir referandum düzenledi. Macarlara AB göçmen kotasının uygulanıp uygulanmaması gerektiği soruldu. İktidardaki Fidesz hayır kampanyasında başı çekti. Merkezin solunda bulunan ana akım muhalefet partileri boykot çağrısı yaptı çünkü Macaristan’da bir referandumun geçerli sayılabilmesi için seçmenin %50’sinin katılması gerekmektedir. Burada MKKP farklı bir politika izledi ve insanlara her iki seçeneği de seçerek geçersiz oy kullanmaya çağırdı. Aynı dönemde göçmenlerin ülkeye ayak basmadan geçebilmesi için ülkenin üstüne devasa bir köprü inşa etmek gibi anlamsız vaatlerde de bulunan partinin kampanyası etkili oldu ve oyların yaklaşık %6’sına denk gelen 200 binden fazla oy geçersiz sayıldı. Referandum da düşük katılım sebebiyle başarısız oldu. 

Macaristan’daki sosyalist rejimin çöküşünden sonra ülke hızla iki kutuplu bir siyasal sisteme evrildi: Genç demokratlar ve üniversite öğrencileri tarafından kurulan merkez sağ Fidesz ve eski sosyalist iktidar partisinin devamı Macar Sosyalist Partisi (MSZP.) 2010 yılına kadar bu iki parti ülke siyasetini domine etti ve sırayla iktidara geldi. Ancak 2006-2010 yılları arasındaki MSZP iktidarında yolsuzluk, eski başbakanın halka yalan söylediğini açıkça itiraf ettiği bir ses kaydını ortaya çıkaran skandal ve 2008 kriziyle birlikte 2010 parlamento seçimlerinde önemli bir kırılma yaşandı. Fidesz partisi de oyların %52’sinin alarak parlamentodaki sandalyelerin 2/3’ünden fazlasını kazandı ve anayasayı tek başına değiştirebilecek güce (süper çoğunluk) erişti. 2006-2010 arasındaki silinemez bir leke alan MSZP etkili bir muhalefet yürütemiyor, şehirlerdeki çekirdek seçmenlerinin dışına ulaşamıyordu. Radikal sağ Jobbik partisinin güçlü seçmen desteği ve Fidesz’e muhalefeti de MSZP’yi giderek daha az görünür hale getirdi. Fidesz 2018 seçimlerinde de sağ popülist bir kampanya ile süper çoğunuluğunu korudu. İşte MKKP’nin ülke siyasetine damga vurması da bu dönemden sonra başladı. Parti yalnızca bir şaka partisi olmayı bırakıp diğer iki örnekte de olduğu gibi ilerici politikalara yönelmeye başladı. Mizahi dilini de koruyarak yeşil siyaset, katılımcı demokrasi ve sistem karşıtı söylemleri benimsedi. Bu da özellikle başkent Budapeşte’de destek toplamasını sağladı. 2022’de altı büyük muhalefet partisi Fidesz’i yenmek üzere bir ittifak kurdu ve Orbán’a meydan okudu. Ancak MKKP bunun dışında kaldı ve sistem karşıtı siyasetiyle iki tarafı da sertçe eleştirip, muhalefeti de sistemin devamı için bir aygıt ilan ederek politikasına devam etti. Seçimler muhalefet için çok büyük bir hezimet oldu. MKKP 2022 sonrası Macar siyasetindeki en önemli aktörlerden birine dönüştü. Çeşitli anketlerde %10 civarında destekle büyük bir popülartiye ulaştı ve şehirli muhalif seçmenin yeni adresi oldu.

MKKP’nin bu dönemde dönüştüğü protest parti kimliği onun başarısında anahtar konumundadır. Parti merkez sol diyebileceğimiz Avrupa yanlısı bir programa sahiptir ve en önemli söylemi de Fidesz’in yolsuzluklarını eleştirmektir. Parti kendi bünyesindeki kent kulüplerinde katılımcı bir şekilde teşkilatlarını yönetmekte, pek çok sosyal sorumluluk projesine imza atmaktadır. Şehirlerdeki yolların ve sokakların sanatla yenilenip boyanması, ağaç dikme etkinlikleri ve her köşede bulunan yangın musluğu, bank, otobüs durağı ve benzeri kamusal yapıların boyanması bunlara örnektir.3 Parti aynı zamanda meşhur logosu olan iki kuyruklu köpeğin üniversite mezunu, çiftçi, iş insanı vb. farklı mesleklerde bulunduğu çıkartmalar bastırmış ve dağıtmıştır. Partinin protest doğası ve her iki kampa olan karşıtlığı bir noktadan sonra yumuşamıştır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta MKKP’yi ana akımlaştıran siyasal boşluğun ve ümitsizliğin ortadan kalkmaya başlamış olmasıdır. .

Sonuç olarak şaka partileri yüzyıllardır süregelen siyasal hicvin vücut bulmuş halidir. 20. yüzyılda Anglofon ülkelerinde popülerlik kazansa da asla ulusal düzeyde ciddiyetle ele alınacak güce erişemeyen şaka partileri 21. yüzyıl ve özellikle internet kültürünün gelişmesi ile AB ülkelerinde kendilerine yer bulabilmeye başladılar. Almanya ve Avusturya’da küçük başarılar elde etseler de en büyük ivmelerini siyasal boşluk ve otoriterleşmeye sahne olan Macaristan’da yakaladılar. Bunu başarmalarındaki temel nedenlerden biri de yalnızca bir şaka partisi görünümden çıkıp ciddi sosyal programlara ve kentli seçmenleri etkileyen yapıcı siyaset yapmaya başlamalarıdır. Ancak 2024’te Avusturya’da, 2025’te de Almanya’da yapılan ve radikal sağın güç kazanmasıyla sonuçlanan ciddi gündemlerin olduğu seçimlerde umdukları başarıyı elde edemeyip gözden düşen şaka partileri, Macaristan’da da benzer bir sona yaklaşıyor olabilir. Yine de kendine has dinamikleri ve şehirli seçmenleriyle destek toplayan MKKP kendisine benzer savunulara sahip ana akım muhalif partilerin çöküşüyle ayakta kalabilme potansiyeline sahiptir. Tüm bu yaşananların, 21. yüzyılda yeni fikirlere ve siyaset yapma biçimlerine duyulan ihtiyacı gösterdiği açıktır.



  1. https://en.wikipedia.org/wiki/Lord_Buckethead
  2. https://www.foreignaffairsreview.com/home/the-rise-of-satirical-political-parties
  3. https://ketfarkukutya.mkkp.party
  4. https://vtr.valasztas.hu/onk2024/valasztopolgaroknak/varmegyek-telepulesek/varmegyek/01/telepulesek/012?tab=results&filter=mayor
  5. https://vtr.valasztas.hu/ep2024

Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtilaller ve İhtimaller Üzerine: Fransız Devrimi’nin Etkisiyle Demokrasinin Süreçsel Gelişimi

  Fransız Devrimi’ne Giriş Fransız Devrimi, yalnızca bir ulusun siyasi yapısını değiştiren bir hareket değil, aynı zamanda modern demokrasinin temellerini atan bir dönüm noktasıdır. Eric Hobsbawm’a göre modern dünyanın tarihsel süreci iki olay ile başlamıştır, İngiltere’de ortaya çıkan Endüstri Devrimi ve Fransa’da ortaya çıkan Fransız Devrimi. (Hobsbawm, 1962) Devrimin ortaya çıkışı, Fransa’nın içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarla yakından ilişkilidir. 18. yüzyılın sonlarında Fransa, ekonomik, toplumsal ve siyasi bir kriz içerisindeydi. Mutlak monarşi, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktı ve Kral XVI. Louis’in yetersiz liderliği devleti zayıflatıyordu. Toplum, vergiden muaf tutulan din adamları ve soylular ile vergiler altında ezilen üçüncü sınıf (halk) arasında keskin bir ayrışmaya sahipti. Amerikan Devrimi’ne verilen mali destek ve 7 Yıl Savaşları, devleti mali bir krizin eşiğine getirmişti. Tarımsal üretimdeki düşüşle birleşen kıtl...

Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş ile Alternatif İktisat Akımları: Heterodoks Yaklaşımlar / Mülkiye Postası 05.12.2024

Muhabir: Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için Mülkiye Postası adına size teşekkür ederim. Henüz çiçeği burnunda bir oluşum olarak ilk röportajımızı sizinle gerçekleştiriyoruz. Giyotin dergi çatısı altında temelde röportajlar, söyleşiler, sonrasında anket çalışmaları ve Mülkiye Haberleri yapmak amacıyla yola çıktık. Uzun ömürlü ve nitelikli bir oluşum olması için elimizden geleni yapıyoruz. Destekleriniz için tekrar teşekkür ederiz. Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş: Her zaman. Muhabir: Hocam isterseniz yine kitabın en başından alalım. Sizin için iktisat nedir? A.Y: En zor yerden girdin. İktisat geleneksel olarak ekonominin bilimidir. Yani ekonomiyi açıklamak için uğraşan insanların bir araya gelerek yaptığı şeyin ismine iktisat diyoruz biz. Ama bu cevap yeterli olmayabilir çünkü bu sefer “ekonomi nedir?” sorusunu cevaplamamız gerek. Ekonomi yine geleneksel olarak üretim, tüketim ve bölüşüm alanlarının bir bütünü olarak tanımlanır. Bu alanlardaki faaliyetlerin yapısı teknoloji ...

Avrupa’da Sosyal Demokrasinin Mevcut Durumu, Yeniden Yükselişi ve Geleceği Mülkiye Postası – 06.12.2024

Selin Çelik: Hocam, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için Mülkiye Postası adına size teşekkür ederim. Henüz çiçeği burnunda bir oluşumuz ve ilk röportajlarımızdan birini sizinle gerçekleştirmekteyiz. Mülkiye Postası’ndan biraz bahsetmek isterim. Giyotin Dergi çatısı altında röportajlar, söyleşiler, anket çalışmaları ve Mülkiye ile ilgili haberler yapmak üzere yola çıktık. Uzun ömürlü ve nitelikli bir oluşum olması için elimizden geleni yapıyoruz. Destekleriniz için tekrardan teşekkür ederiz. Dr. Öğretim Üyesi Uğur Tekiner: Rica ederim. SÇ: İsterseniz, ilk sorumuzla başlayalım. Öncelikle, Fransa ve Birleşik Krallık'taki sol partilerin zaferleri seçmen davranışlarındaki değişimi mi yoksa geçici bir tepki yansıtmakta ve uzun vadede bu desteği artırmak için nasıl bir vizyon gerekli? UT: Aslında çok yerinde ve güncel bir soru. Bu iki eğilimi de düşündüğümüzde, her ikisi de diyebilirim. Öncelikle, geniş bir perspektiften baktığımızda bu iki seçim zaferine sadec...