Ana içeriğe atla

Yaşasın Öğrenci Dayanışması



Ülkedeki son gelişmelere, haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı uzun bir süre sonra ilk defa harekete geçilmiş durumda. Mülkiye’de ise Mülkiye Öğrenci Birliği (MÖB) isimli bir oluşum kurulmuş, Mülkiye çapında tepki göstermeye çalışıyor. Cebeci’nin geçmişindeki protest ruhunu beyaz bir çarşafla örttüğümüz şu günlerde üzerimizdeki tozu atmaya çabalıyorlar. Boykot yapan bu grup vasıtasıyla önce boykotun ne olduğundan kısaca bahsetmek ve Mülkiye Öğrenci Birliği’nin yönetim kurulundan bir üye ile yaptığımız röportaj vesilesiyle Mülkiye Öğrenci Birliği’ni tanıtmak istiyorum. İyi okumalar.


Boykot 101


Boykot, kısaca bir kişi, grup veya kuruluşa mesafe koyma eylemidir. Amacı hedef üzerinde baskı kurup değişim sağlamaktır. Aslında belli bir güruh tarafından “etik dışı” görülen her duruma boykot yapılabilir. Bilinçli, tutarlı ve kitlesel olarak yapılabilirse boykot çok etkili olabilir. Boykot sadece tüketmemek veya kullanmamak değil, duruş sergilemektir.


Mülkiye Öğrenci Birliği nedir, kimdir?


Mülkiye Öğrenci Birliği, Mülkiye’nin geçmişten gelen biat etmeme ile her türlü haksızlık ve hukuksuzluğa politik duruş ortaya koymaktan kaçınmama geleneğini sürdürme mücadelesi veren herkestir.


Nasıl kuruldu?


19 Mart 2025 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından bir grup Mülkiye öğrencisinin toplanıp bir şeyler yapma isteği ve isyanının bir sonucu olarak kurulmuştur.


Kurulmasının başlıca sebebi Türkiye’de yaşanan gelişmelerin, hukuksuzlukların ve dayatmaların Mülkiye cenahında tepki bulamaması durumuna son vermeye yönelik çalışmaktır.


Neler yaptınız, neler yapacaksınız?


Kurulduğumuzdan bu yana Mülkiyeli sıra arkadaşlarımız ile faşizme ve yaşanan tüm adaletsizliklere direnmek için sokaklardaydık. Alınan boykot kararının ardından süreci yönettik, çeşitli atölyeler ve etkinlikler ile boykota sahip çıktık.


Yakın zaman içerisinde; direnişlerin bir parçası olmaya devam etmeyi ve en önemlisi İnek Bayramı’nın tüm bileşenleri ile yapılması adına tüllabın yanında mücadeleyi sürdürmeyi hedefliyoruz.


 Boykot süreci nasıldı, sizin için verimli geçti mi?


Boykot, okul içerisindeki öğrenci dayanışmasını güçlendirme ve aktif bir tepki olarak ayakta durduğumuzu göstermek açısından çok başarılıydı. Fakültede var olan korku iklimiyle bir nebze de olsa çatışıldı. Pankart açamazsın, slogan atamazsın gibi okul içerisinde yer edinmiş yargıları bir kenara atıp haklarımız doğrultusunda pankart yapıp slogan atmak dahi bunun bir göstergesiydi. Arka Bahçede şarkılar söylendi, hocalarımız -bazıları- bizimle beraber oturdu, atölyeler yapıldı en önemlisi eğlenildi.


Bunlara ek olarak, aynı kampüste yer almamıza karşın bu zamana kadar birlik içinde olamadığımız Hukuk, İletişim ve Eğitim Fakülteleri ile kurduğumuz bağ, dayanışmanın yalnızca Mülkiye içerisinde kalmayıp tüm Cebeci’ye yayılması ile sonuçlandı.


Özeleştiri yaptığımızda ise organizasyonda genel olarak bir sıkıntı göremesekde sıra arkadaşlarımıza boykot planlarını, gün içerisinde yapılacak etkinlikleri, çağrıları daha erken yapabileceğimizi düşünüyoruz.


Son bir sözünüz var mı?


Öğrenciler olarak çok kıymetli bir okulun ve bu okulun geleneğinin bir parçasıyız, bu geleneği korkmadan devam ettirmek adına çalışmak tüm tüllabın vazifesidir. Bizimle beraber bu vazifeye sahip çıkmak isteyen herkesi MÖB ile hareket etmeye çağırıyoruz. Dayanışmamızın hem ülkemize hem de Mülkiye’ye güç kattığını unutmayın.



Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtilaller ve İhtimaller Üzerine: Fransız Devrimi’nin Etkisiyle Demokrasinin Süreçsel Gelişimi

  Fransız Devrimi’ne Giriş Fransız Devrimi, yalnızca bir ulusun siyasi yapısını değiştiren bir hareket değil, aynı zamanda modern demokrasinin temellerini atan bir dönüm noktasıdır. Eric Hobsbawm’a göre modern dünyanın tarihsel süreci iki olay ile başlamıştır, İngiltere’de ortaya çıkan Endüstri Devrimi ve Fransa’da ortaya çıkan Fransız Devrimi. (Hobsbawm, 1962) Devrimin ortaya çıkışı, Fransa’nın içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarla yakından ilişkilidir. 18. yüzyılın sonlarında Fransa, ekonomik, toplumsal ve siyasi bir kriz içerisindeydi. Mutlak monarşi, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktı ve Kral XVI. Louis’in yetersiz liderliği devleti zayıflatıyordu. Toplum, vergiden muaf tutulan din adamları ve soylular ile vergiler altında ezilen üçüncü sınıf (halk) arasında keskin bir ayrışmaya sahipti. Amerikan Devrimi’ne verilen mali destek ve 7 Yıl Savaşları, devleti mali bir krizin eşiğine getirmişti. Tarımsal üretimdeki düşüşle birleşen kıtl...

Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş ile Alternatif İktisat Akımları: Heterodoks Yaklaşımlar / Mülkiye Postası 05.12.2024

Muhabir: Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için Mülkiye Postası adına size teşekkür ederim. Henüz çiçeği burnunda bir oluşum olarak ilk röportajımızı sizinle gerçekleştiriyoruz. Giyotin dergi çatısı altında temelde röportajlar, söyleşiler, sonrasında anket çalışmaları ve Mülkiye Haberleri yapmak amacıyla yola çıktık. Uzun ömürlü ve nitelikli bir oluşum olması için elimizden geleni yapıyoruz. Destekleriniz için tekrar teşekkür ederiz. Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş: Her zaman. Muhabir: Hocam isterseniz yine kitabın en başından alalım. Sizin için iktisat nedir? A.Y: En zor yerden girdin. İktisat geleneksel olarak ekonominin bilimidir. Yani ekonomiyi açıklamak için uğraşan insanların bir araya gelerek yaptığı şeyin ismine iktisat diyoruz biz. Ama bu cevap yeterli olmayabilir çünkü bu sefer “ekonomi nedir?” sorusunu cevaplamamız gerek. Ekonomi yine geleneksel olarak üretim, tüketim ve bölüşüm alanlarının bir bütünü olarak tanımlanır. Bu alanlardaki faaliyetlerin yapısı teknoloji ...

Avrupa’da Sosyal Demokrasinin Mevcut Durumu, Yeniden Yükselişi ve Geleceği Mülkiye Postası – 06.12.2024

Selin Çelik: Hocam, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için Mülkiye Postası adına size teşekkür ederim. Henüz çiçeği burnunda bir oluşumuz ve ilk röportajlarımızdan birini sizinle gerçekleştirmekteyiz. Mülkiye Postası’ndan biraz bahsetmek isterim. Giyotin Dergi çatısı altında röportajlar, söyleşiler, anket çalışmaları ve Mülkiye ile ilgili haberler yapmak üzere yola çıktık. Uzun ömürlü ve nitelikli bir oluşum olması için elimizden geleni yapıyoruz. Destekleriniz için tekrardan teşekkür ederiz. Dr. Öğretim Üyesi Uğur Tekiner: Rica ederim. SÇ: İsterseniz, ilk sorumuzla başlayalım. Öncelikle, Fransa ve Birleşik Krallık'taki sol partilerin zaferleri seçmen davranışlarındaki değişimi mi yoksa geçici bir tepki yansıtmakta ve uzun vadede bu desteği artırmak için nasıl bir vizyon gerekli? UT: Aslında çok yerinde ve güncel bir soru. Bu iki eğilimi de düşündüğümüzde, her ikisi de diyebilirim. Öncelikle, geniş bir perspektiften baktığımızda bu iki seçim zaferine sadec...