BİPOLAR İZLENCESİ
Yazan: Ali
Adam, bir oyun oynar kendinde; biraz saçmalar, köşe kapmaca oynar. İki uçludur kendisi.
Sıradan düşlerinde, basit bir hayatın özünde var olmayı diler. Küçük bir oda yeterdi ona. Zaten yılın yedi ayı içi hep bir sessiz, kimsesiz. Yeter ki elini kana bulamasın; ona hep bir akış, bir kopuş gerek. Bir koşu kalkacak yerinden. Birazdan kelimeler onun için dökülecek. Sabret, yine junky gelecek. Elinde bir işi var tam sana göre. Taşınman gerek diğer köşeye.
Derin bir nefes aldın, strese dalacaksın. Birkaç saniyelik bir molaydı; henüz daha yeni kendindeydin.
Kokuşmuş köşesinden kalktı. Yalnız iki adım atacaktı, en tepeye; yeterdi ona.
Biraz ürperdi, hızlı başlamıştı, kendi normaline yabancıydı. Çıkaramadığı sima yine bu yolda kayboldu. Biraz şüpheli ise de durmadı, önüne bakmaksızın koşmaya başladı. Alemi alem şimdi: ya bir tanrı, ya bir peygamber belki. Al dedi, bu kafayla ne yazarsan yaz, en iyisi, en güzeli sende. Her şeyi bilen, her şeyi gören özgüven sensin yine. Birazdan o yolda kaybolacak. Çok mu dengesiz?
Bir sabah çenesi düşer ama dili susmaz, eli yorulur koşmaya başlar. Bir an olsun yorulmaz, biraz bile uyumaz. Neydi onu buraya getiren, kimdi o junky? Hayattan bi nefes yeterdi. Sıradan iş, sıradan kadınlar, geleni gideni, herkesin yan cebindeki cigarası. Yine işler kafada ters gitti, iki üç hormon koca adamı yedi.
Herif on ayında böyledir. Kimi zaman çoğalır, kimi zaman azalır, yine de bir olamaz. İki yüzü yeter mi ona? Manik günler yine biter. Yapışkan köşesi yine onu bekler; belki bir gün, bir an için kendi yoluna koşar.
Depresyon Tanısı
Yalnızca hazlardan yoksun uyandığınız bir güne başlayın. Birkaç saatinizi alacak işleriniz var: ayılmak ve düşünmeye başlamak.
Belki de bu süreçte işe, yataktan neden çıkmamaya direndiğinizle başlarsınız. Gerçekten bir şey yapmak istemediğinizden emin misiniz? Dinleniyor olabilirsiniz, belki de bu mecbur kalınmış ufak bir kestirmedir. Biz yine de tatilleri sevmediğinizi varsayalım; öyleyse bir şeylerden kaçıyor olabilirsiniz.
Dışarıda bir şeyler -korkunç şeyler- hızla dönüyor. Bunlar kolay işler canım. Yorgun, stresli ve yalnız olmaya alışkınsınız sanıyordum. Bunca yıl aynı şehirde, neredeyse bütünüyle aynı hayatı yaşayan sizdiniz.
Dışarıda siz varsınız asıl. Aman, ne klişe! En büyük korkunuz kendiniz mi? Bu soğuk mesafe, olduğunuz kişiye mi, yoksa ayak uyduramadığınız değişiminize mi?
Anladım ben, her şeyi anladım; aslında siz sıradanlaşıyorsunuz.
Hayatta olup bitenlere neler söylediğini hatırlayamayan -aslında bu yetkinliğinden bîhaber- siz, soğuk almışsınız. Bu aralar herkes hasta, salgın var sanırım.
Bir süre en iyisi kendinizden dışarıya hiç çıkmayın ve kutu kutu ilaçlar kullanın.
Sağlıklı günler dilerim.
Poetik Anksiyete (Zihnin Tanrısıyla Yüzleşme)
İçimiz şişti, olacakları anlatan laflardan. Ben de, senin pes ettiğin yerdeyim. Gelecek bir kabus olsun, ben de teslim olayım. Ben en kötüsüne de razıyım, bir sigara içeyim ağız tadıyla. Amansız yaşayayım artık bıraktığım korkularla.
Şimdiyi de boş vereceğim. Nasıl olsa bir bozukluk bu. Bazen de ölmüş bir uyaran. Ne gelecek kaldı aklımda, ne şimdi. Beni vuracak geçmişi düşlüyorum durmadan. Her bir acı geçmiş, her bir hatıra yeni tatlar edinmiş. Bu gören gözler yeni değil ki? Ne değişti şimdi de?
Dahi bir sanatçıyım ben; her hatama eşsiz desenler işlenmiş, her bakışta yeni incelikler belirmiş.
Yaşanmışlıklar birer birer öne çıkıyor. Saf tuttular bana karşı. Değişen zamandı. Gözlere sis indi. Kesin zafer, bensiz düşüncelerin. Bazı anlar yaşanmamışlık üstü artık.
Ondan bu korkularım, tüm zamanlarda ve tüm mekanlarda. Zihnimde tahtına oturmuş sizin yarattığınız bir tanrı var . İster biat, ister şirk. Yine de, o, sağır ve kör olacak kadar dengesiz. Bir kaçışı olmalı. Kamçısını savuruyor, zihnimin duvarlarında yaralar açar. Bu parazit tanrının son konağıyım.
Bahsi geçen kontrolsüz güç, kaygılarda. O, yalnız ne gelecekte ne de şimdide. Geçmişe bile yapışıp kalan, onu eğip büken güç, hangi gerçekliği size yaşatmaz ki? Gören gözler onun artık.
Tanrıdan kaçış var mı?
