LA LIBERTE
Yazar: Kavuksuz
Özgürlüğün algılanması ve oluşturulma biçimi; Antik Zaman, sonrasındaki tarımla beraber yerleşik hayata geçilmesi, Sanayi Devrimi akabinde küreselleşmeyle beraber yerleşen kapitalist dünya ve şu anki biz.
Yahu bu özgürlük nedir, kendi özgürlüğünüzü nasıl tanımlarsınız? En son ne zaman düşündünüz bunu?
Bir zamanın ilköğretimindeki (şimdi ilkokul olarak bilinen) güzel öğretmenlerimiz, “Birinin özgürlüğünün başladığı yerde, sizin özgürlüğünüz biter.” diye öğretirdi.
Benim yerime karar verilmiş birçok olguyla hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Bana sunulan seçeneklerin arasında “tercih” yaptığım algısı oluşturuluyor ve özgür olduğum “sanısıyla” seçiyorum. Bunu ilk fark ettikten sonra çok bozulmuştum.
“Ben özgür değilim ki” bu asiliği, olgunlaşınca aştıktan sonra, sistemin ne kadar büyük olduğunu tecrübe etmek, etrafımı gözlemleyebilecek objektifliğe kavuşmamla işin rengi tekrar değişti.
Pazarlanan Amerikan rüyası ne kadar ideolojikti, tüketime yönlendiren, “onların oyunuydu” bu.
Çok çalışırsan başarırsın, o süslü, renkli, çeşit çeşit oyuncaklar (araba, telefon, havuzlu ev vs.) senin de olur.
Bir dakika…
Ben bunları gerçekten istiyor muyum?
Kendi değer algıma ne oldu? Para için karakterimden ödün vermek zorunda mıyım, birilerine yaltaklanmak farz, zatı muhterem bir hanım veyahut beyzadenin “kuyruk sokumunun bitimindeki organın kılı” olmak vacip statüsünde mi?
Arkadaşlarımızın sırtından vurmak, aldatmak, böyle mi meşruiyete kavuştu? Her yol mübah.
İnanç sistemimizi yıktılar, tanrısızlaştık, birey diye diye -tövbe haşa- kendimizi ilahlaştırdık. Herkes biriciktir dendi. Kavramları öyle eğip büktük ki olması gereken anlamlar dışında en yaramaz hali geldi önümüze dikildi. Satabilecek neyimiz varsa tek tek sattık. Ruhunuza sıra geldi mi, yoksa açık arttırmada bekliyor mu?
Özgürlük demiştik değil mi?
Tercih edebilmek çok kıymetli, nasıl bir insan olmak istediğimize karar vermek. Çok çalışıp zihin ve bilgi kapasitemizi arttırıp, prangalarımızdan kurtulmak zorundayız. O zaman davranışlarımızı sergilerken neyi, nasıl yaptığımızdan önce " neden" sorusunun cevabı; özgürlüğümüze attığımız ilk adımı oluşturur ve en önemlisidir. Gerçekten Dünyaya gelme amacım “en güzel kıyafetleri giyip, yatta katta oturmak olamaz.
Ben biricik değilim, milyonlardan yalnız birisiyim; benim düşüncelerim, hislerim, arzularım biricik. Özgürlüğün anlamı benim için biricik.
Biraz düşünüp, düşlemenizi arzu ettim yalnızca.
Kendi aklımız yok mu ki başkasının eline, avucuna muhtaç hale gelelim.