Milenyum +1’de Neler Oldu? “ Türkiye’nin bir türlü çözülemeyen yapısal makroekonomik sorunu nedir?” sorusuna ‘Current Account’ yani ‘Cari Açık’ şeklinde heybeden bir cevap verebiliriz. Nitekim on yıllardır doğru cevap değişmez. Bir diğer yakıcı ve koca bir on yılın kalıcı sorunu ise 90’lı yılların enflasyonudur. 1999 yılında IMF ile imzalanan Stand-by Anlaşması bu sorunu tamamen ortadan kaldıracak 3 yıllık bir planlama içeriyor ve adına ‘Enflasyonu Düşürme Programı’ deniliyordu. Dolar ve euronun günlük değerleri yıllık şekilde belirleniyordu. 1999-2000 programında döviz kuru bir "çıpa" olarak kullanıldı ve belirli bir artış bandı içindeydi. Yani tamamen sabit değil, kontrollü bir artış vardı. Enflasyon düşürme hedefi gerçekleşse de beklenen rakamlara gerilemedi. Buna karşın ortada dış ve iç şoklara karşı epeyce kırılgan bir Türk ekonomisi yarattı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Bülent Ecevit arasında MGK (Milli Güvenlik Kurulu) toplantısında çıkan ‘Anaya...
BİPOLAR İZLENCESİ Yazan: Ali Adam, bir oyun oynar kendinde; biraz saçmalar, köşe kapmaca oynar. İki uçludur kendisi. Sıradan düşlerinde, basit bir hayatın özünde var olmayı diler. Küçük bir oda yeterdi ona. Zaten yılın yedi ayı içi hep bir sessiz, kimsesiz. Yeter ki elini kana bulamasın; ona hep bir akış, bir kopuş gerek. Bir koşu kalkacak yerinden. Birazdan kelimeler onun için dökülecek. Sabret, yine junky gelecek. Elinde bir işi var tam sana göre. Taşınman gerek diğer köşeye. Derin bir nefes aldın, strese dalacaksın. Birkaç saniyelik bir molaydı; henüz daha yeni kendindeydin. Kokuşmuş köşesinden kalktı. Yalnız iki adım atacaktı, en tepeye; yeterdi ona. Biraz ürperdi, hızlı başlamıştı, kendi normaline yabancıydı. Çıkaramadığı sima yine bu yolda kayboldu. Biraz şüpheli ise de durmadı, önüne bakmaksızın koşmaya başladı. Alemi alem şimdi: ya bir tanrı, ya bir peygamber belki. Al dedi, bu kafayla ne yazarsan yaz, en iyisi, en güzeli sende. Her şeyi bilen, her şeyi gören özgüve...